Sayfalar

13.03.2014

Büyüdük, dünyanın kirlenmesine bile alıştık ama kaybedersek nefes alamam dediklerimizi de biriktirdik.



'Daha önce hiç bu kadar' diye başlayan cümleler kurmamaya karar verdim. Her defasında bir öncekini unutturacak şeyler eklendi üzerine. Dün akşam yaşımın üzerine birkaç yıl ekledim. Onurlu duruşuyla bir baba hayata dair ders verdi uzulca. Bağırıp çağırmadan...
Fiziksel acıda bir nokta vardır ya önce öleceğim sandığınız (ağrı eşiğine göre değişir ölçüsü) sonra bir anda teslim olduğunuz, ya da suskunca beklediğiniz, geçer dediğiniz işte bu haldeyim. Bir de babam öldüğünde böyle olmuştum. Ağlamaktan yorulmuş, gülemeyen, yürümekte zorlanan, hatta ağlayamayan ayak ucumdan başıma kadar yayılan hissizlik hali. Yarı saydam görme halini saymıyorum bile.
80  darbesinin gölgesinde bir çocukluktan Sivas'a, Gazi'ye, Hrant'a, Gezi'ye kadar bir çok şey sığdı yaşıma bir çoğumuz gibi. Bazıları çocuğumun da tanıklığında. Hiç birinde makul bir açıklamada bulunamadım. 'İyi insanlar, iyi şeyler istedi' diyebildim yalnızca. Biliyorum istemeden de olsa 'iyi insanlar, iyi şeyler isterse öldürülürler' mesajını verdim. 
Güne başladığımdan beri 'ya şimdi' diyorum. Devamını getirmekte zorlanıyorum cümlenin. Şimdi ben oturup bekleyecek miyim, şimdi ben izleyip ağlayacak mıyım? Şimdi ben tedaviye ihtiyaç duyacak denli ürktüğüm yaşam için doktora gidip  'neden böyle oldu' sorusuna 'çünkü devlet çocuklarını öldürdü, çünkü ayın sonunu getirmek için kırk defa hesap yaparken, gittikçe yoksullaşırken başkalarının zenginleşmesini izledim' mi diyeceğim? Yoksa zaten yapılmak istenen buydu, kolumuzu, kanadımızı kırmak, güçsüzleştirmek, korkutmaktı diyerek sokağa mı atmalıyım kendimi? Hangisi?
Büyüdük, dünyanın kirlenmesine bile alıştık ama kaybedersek nefes alamam dediklerimizi de biriktirdik. 
Bilmiyorlar kaybedersem nefes alamam dediklerimizi yaşatmak uğruna,savunmak uğruna neleri göze aldığımızı. Oysa çok basit bunu görmek. Merdiven temizliyorsa bir anne gece boyu, sabaha fabrikada işçiyse ne çok şeyi göze aldığını söze dökmeye bile gerek yok.
Bilmiyorlar bir baba 'şimdi orada üşüyor' derken bile ağlamıyorsa nasıl bir güce sahip olduğunu....
Kısacası bilmiyorlar var ile yok arasında bir yere sıkıştırdıkları dili başka, inancı başka insanların bir araya geldiğinde neler yapabildiğini.........
Güçsüz ve çaresizim. Üzgün ve mutsuz.........
Tıpkı dün yürüyen binler gibi. An meselesidir değil mi 'sen bizim çocuklarımız öldüremezsin' diye haykırmak.
Umuyorum ders alınmıştır. Kimseyi parçalara ayırarak, bölerek birbirine düşman edemez.
Çıkarımız aynı 'evlatlarımızı, yarınımızı korumak, sahip çıkmak' 
Bizi böyle beğenmeyenler biz sizi tutmayalım.

3 yorum:

  1. Ne kadar çok acı biriktiriyoruz; yine de umutluyuz herşeyin daha güzel olacağı günlere dair ...

    YanıtlaSil
  2. biz onları tutmayalım da onlar bizi tutuyor işte; bizi (bu ülkeyi) böyle beğenmeyenler.. Ölenlere rahmet diliyorum..

    YanıtlaSil

Siz ne dersiniz?