'Başı ve sonu olan hikayelerdir beni ilgilendiren... Belki binlerce değişik hayat tarzı, binlerce farklı bakış açısı...belki macera...uyduruk ya da gerçek kişilerin mutlulukları, hüzünleri, hırsları, intikamları, yere sağlamca basışları, hayalleridir belki de beni çeken...milyonlara insanın yaşadığı bir şehrin üstünde, gece vakti kanatlanıp uçtuğunu düşün.
-Buyur?
Düşün sadece... eğer sadece, ışıklar yanık olsa, evlerin içinde olup biteni hem görebilecek, hem de duyabilecek farzet kendini...ama ışıklar yanmıyorsa, gözlerin kulakların kadar sağır, kulakların da gözlerin kadar kör...öyle boşlukta, zifiri karanlıkta uçup gidiyorsun.
Parıldayan gözlerle müdahale etti misafir:
Anlamaya başlıyorum... Yani evlerin içindekileri görüp duyamıyorsan, sadece kendi hayatını yaşıyorsun...bu da boşlukta olmak gibi bir şey.
Çok doğru...sonra birden, altındaki evlerden birinin ışıkları yanıyor...
