Aylak Adam uzun zaman önce aldığım ama sırayı bekleyen kitaplardandı. Yine Facebook Grubundan tavsiye edilmişti. Bu kadar ince bir kitabı ilk defa bu kadar uzun zamanda okudum. Sebep akıcılık, zamansızlık vs. değildi. Sebep yine kitabın kedisiydi. Öylesine yoğun geldi ki verdiği his durup durup düşündürdü.
Eskiden altını çizdiğimiz yerleri satır satır yazardık. Şimdi tembelleştik. Fotoğrafını çekip paylaşıyoruz. Altı çizilen yerlerin paylaşılması iş yükü gibi gelmez hiç bir zaman. Tam tersi bir kitabın okunması için sebep gören olacaktır belki diye paylaşılması gerektiğini düşünürüm. Tabi o tembel yöntemle olacak ama olsun. Neredeyse kitabın büyük bölümü çizildiğinden bir gün benden sonra okuyacak olanı yönlendirmiş olacağım ama bu da bir iz ne yapalım :)
